games

Rust da neyin nesi?

2014-02-18_00001

 

Rust, ilk gördüğünüzde “Lan! Bu az köşeli Minecraft” ya da “Dayz gibi olm bu” tepkilerini verebileceğiniz ve bu söylediğinizde biraz da yanılabileceğiniz bir oyun. Çünkü Rust bu ikisinin ortasında bir yerde duruyor. Aslında Rust’ı şöyle anlatabilirim özetle, doğadan birtakım materyaller toplayıp kendinize çeşitli eşyalar yapıp hayatta kalmaya çalıştığınız bi’ oyun.

Bunun haricinde oyun bir de harika. Çünkü Rust oyuncuya acayip serbestlik sunuyor. Oyunda bi’ amacınız falan yok, elinizde oraya buraya vurup odun ve taş parçaları koparabileceğiniz kocaman bir kayayla, yarı aç bir şekilde oyuna başlıyosunuz. Bu durumda ilk yapmanız gereken karnınızı doyurmak. Ama bu o kadar da kolay değil. Oyunda geyikler, domuzlar, tavuklar, kurtlar ve ayılar var, ve oyunun başında bunlardan son ikisini avlamaya çalışmanız pek akıllıca olmaz. Birkaç kurt tarafından kilometrelerce kovalandıktan sonra, elinizdeki kayayla canice birkaç geyik öldürüp biraz et topladığınızda, bu sefer de pişirmek için bir ateş yakmanız gerektiğini fark ediyorsunuz.

Hadi odun toplamaya. Elinizdeki kayayla ağaçlara bam bam vururken, bu işin süper yavaş olduğunu fark ediyorsunuz. Bi’ balta yapmak akıllıca olurdu. O zaman biraz taş toplamalısınız. Hepsini hallettiniz, tam ateşinizi yaktınız, o da ne, hava mı kararıyor? Hava birden soğuk mu oldu ne? Neyse ki ufak bir barınak yapacak kadar odununuz var. Tak, tuk, tak. Biraz küçük oldu ama, ilk eviniz için hiç fena değil. Bi’ dakka ya, o karşıdan koşarak gelen kim? Elindeki silah mı?

Oyunun ilk günleri gördüğünüz her şeyden kaçarak geçiyor. Çünkü oyunda ölmeniz, topladığınız ve yaptığınız her şeyin gitmesi demek. Tekrar o koca kayayla baştan başlıyorsunuz. Rust’da karşılaştığınız biri sizi öldürüp çantanızdaki metalleri alacak bir haydut da olabilir, sizi evine götürüp orda size yemek verecek yardımsever biri de.

Oyunun güzelliği de burda yatıyor. Hiç zamanında Ultima oynamış bi’ adamın maceralarını dinlediniz mi? Şöyle cümleler duymanız olasıdır, “Abi, her şeyi yapabiliyoduk”. Rust da aynen öyle. Oyun tamamen diğer oyuncularla ilişkileriniz üzerine kurulu. Oyunda her ne kadar vahşi hayvanlar, radyasyon ve mutant ayılar da olsa, asıl düşmanınız her zaman diğer oyuncular.

Ama oyun şu anda Early Alpha aşamasında. Buna rağmen, bariz eksiklikler olsa da, böyle can sıkan buglar falan yok. Rust’a her hafta bir güncelleme geliyor ve oyun bu şekilde gelişiyor. Bu arada Rust G-mod’un arkasındaki isim olan Garry Newman ve tayfası tarafından geliştiriliyor. Oyun çıkmasının üzerinden daha iki ay geçmeden bir milyon sattı, tamamlandığında gerçekten harika bir şey olacağını düşünüyorum.